ek$i sozluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ek$i sozluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2009 Pazartesi

Ah şu Ekşi Sözlük yazarları ah!

Ah ah şu hiçbir şey bilmeyip her şey hakkında konuşan ekşi sözlük yazarları…

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=17059396


“güzel bir girişim ama gün geçtikçe mantıksızlığa doğru gidiyor. bence tek amaçları lost, prison break, heroes ve himym gibi dizilerin altyazılarını divxplanet'ten önce çıkartıp sükse yapmaktı. bir nebze olsun başardılar.

ancak ne zaman prison break bitti, lost uzun bir sezon arası verdi heroes saçmalamaya başlayıp izlenebilirliğini yitirdi o zaman anlamsızlığı daha da ayyuka çıktı.

böyle bir site yapıyorsanız bence izleyici kitlesi olan ama divxplanet'e altyazısı geç düşen dizileri hedef alsalardı çok daha başarılı olurlardı ve daha fazla takdir edilirdi. bilmiyorum lost altyazısı sabah 10'da çıksa nolur 10 kişi bir altyazı için uğraşıyorlar; planet'te ise zaten öğlen 3-4 gibi en kralını sunuyorlar.

bence şu aşamada çok gereksiz bir site hüviyetine büründüler. duyuruda görünce aklıma geldi mad men altyazısı d.planet'te s3e6'da kalmış dizi 10. bölümü yayınlamış. örnekler çoğaltılabilir. divixplanet'in yönetimini eleştirdiğim şey de burada zaten. çok ama çok sayıda çevirmen var ama koordine "0". bir diziye 8-9 kişi çullanıyor 3-4 ayrı site ayrı koldan saldırıyor çok popüler bir dizinin bir bölümünün bir anda piyasada 10-12 tane çevirisi oluyor. x264, 720p derken 15-20 çeviri çıkıyor ortaya.

uzun lafın kısası bence indivx başta olmak üzere türkçe altyazı çevirisyle uğraşan tüm altyazı siteleri kendilerine çeki düzen verip koordine olmalılardır. e tamam profesyonel değiller gönüllülük esası ile dönüyor tezgah ama olmuyor işte usta. izlenen bir dizinin çevrilmemiş 6-7 bölümü varsa ona karşılık başka bir dizinin bir bölümüne 5-10 çeviri geliyorsa bir yerde hata vardır.

çevirmenlere lafım yok. hepsine saygım sonsuz. ama suçun büyük bölümü burunlarından kıl aldırmayan beceriksiz yöneticilerde.

edith: bu entry indivx özelinde tüm altyazı sitelerine genel bir eleştiridir.”

Ben InDivX.NET’te çeviri yapıyorum, ayrıca o burnundan kıl aldırmayan yöneticilerden oluyorum. Teknik hadiselerden hiç anlamam beni oraya Admin diye diktiler, öyle yani…

InDivX’ten bugüne kadar 480küsür altyazı çıkmış, tahminim 100’e yakınında parmağım vardır. Bireysel çevirilerimle falan birlikte, “Yönetim” diye ifade edilen kısımdan arkadaşım Cönk’ü de katarsak o sayı 200’e çıkar. Yani öyle yöneticiler burunlarından kıl aldırmıyor bikbik haa ama çevirmenlere lafım yok cikcik… Ulan bilmiyorsun konuşma… Çevirmen dediğin adamdan yönetici oluyor zaten dallama.

Ayrıca, geçtiğimiz sezon 13 bölümlük Mad Men çevirisi tıkandığı yerde 3 bölüm İndivx’ten altyazı çıktı… InDivX’ten çıkan kalbur altı dizilere bakalım, 30 Rock, Alf, Bored to Death, Desperate Housewives, Dirty Sexy Money, Entourage, Euroka, Family Guy, Grey’s Anatomy, Hung, Scrubs, Nip/Tuck, Kings, MacGyver, Married with Children, Merlin, Meteor of Path, My Name is Earl, Navy NCIS, One Tree Hill, Pushing Daisies, Smallville, Sons of Anarchy, South Park, Star Trek The Next Generation, Stargate Universe, Terminator SCC, The Beautiful Life, The Big Bang Theory, The Forgotten, The Mentalist, The Philanthropist, The Simpsons, Sopranos, The Tudors, The Unit, The Vampire Diaries, True Blood, Two and a Half Men, Warehouse 13, Worst Week…

Şimdi bu sayılan dizilerde çıkan altyazı adedi, 300’e yakın. Yahu millet, sadece Heroes gününde-Lost gününde siteye uğruyor, sanki bu site sadece Lost çevirisi yapıyor. Bir yönetici ne kadar becerikli olursa olsun, çevirmenini köleleştirebilmeyi becereni çıkmamıştır henüz. N’apim lan kırbaçlayayım mı adamı? Bırak Heroes’i dön git Mad Men çevir diye? Sevmiyor hemşerim adam diziyi ne yaparsın yani? Ne yapabilirsin? Al eline sen çevir demeyeceğim, al eline insanları yönetebiliyorsan böyle ilgilerini başka bir diziye aktartabiliyorsan, sen aktart bakalım.

Çok sevilen bir diziye 15 tane çeviri geliyorsa, bir yerde hata vardır… Evet vardır. O da sizin böyle yok yöneticiye lanet, DP yönetimi berbat, InDivX acınası, ama çevirmenler yuppi fiyuu demeniz. Hepsi de o yuppi-fiyuu'ya layık olabilmek için en sevilen ve en kolay dizileri seçiyorlar.

Yalnız tüm bunların bir de o malum yöneticilerden bazılarının, bize bazı dizileri bırakmamız yönündeki imalarından sonra, ekşi sözlük’te de indivx’e bir saldırı görmesek şaşırırdık. Ulan herkes mi şark kurnazı oldu… Önce orada burada külüstür çeviri hataları göster kendince. Kandırmasın kimse kendini. Bizi de kandırabilen yok… Salağa yattık geniş olsun, incilerini döksün diye, tek tek döküyor dallamalar işte.

Ekşi Sözlüğü severim, ssg yaratmış sonuçta, ama dallamaların ekşi sözlük yazarı olması ve benim hala çaylak olmamdan tiksiniyorum.

Not: Bu yazı o ek$i sozluk yazarı hedef alınarak, mesajı alan yöneticilere itelenmiştir... Sarmalayıp saklasınlar koyunlarında.

25 Haziran 2008 Çarşamba

Anam yirim!

Benim bu internet ortamında en beğendiğim şeylerden birisi microsoft office yardımıyla yapılmış edası uyandıran eski kasa internet adresleri. Sayıları çok az artık onların. İnternet'in potansiyeli çılgınlar gibi patlayınca reklam ajansı gibi şirketler internet sitelerini yönetir oldu. Tabi en önemli izlenim dışgörünüş olduğu için uzay çağında siteler tasarladılar bizlere.

Oysa ben karşıyım 10 sene içerisinde bu kadar gelişilmesine. Kapitalist dünyanın düzeni bu, sürekli olarak insan kendini geliştirmek zorunda hissediyor ama önce bir şunun tadını çıkarsaydık be kardeşim...

Bu eski kasa internet sitelerine verebileceğim ilk örnek ek$i sözlük olur. Yazarların vs. amatörce, bir heves yarattıkları temalar göze gerçekten hoş geliyor. Ancak artık ekşi sözlük hayvanlar gibi reklam aldığı için iki de bir karşısınıza o şirin sade görüntü yerine ebesinin amı markasının ürünü-sloganı geliyor. Dön bebeğim diyorsun dönüyor Allah'tan..

Aslında benim bu merakıma sanal alemde ana rahmine dönüş sendromu diyebiliriz. Ben başladığım yere dönmek istiyorum. O ilk bilgisayara sahip olduğum zamana, o zaman oynadığım oyunlara... Ancak ne yaparsanız yapın o zevki vermiyor hiç bir şey... Üstelik bunda bir diğer etken de artık her şeyin insanın gözüne daha basit görünmesi. Eskiden teknoloji kullanmak, internete girmek olağanüstü birşeydi. Kendini ayrıcalıklı hissediyordun. Artık gerçekten dünyayla bağlantı kurabiliyorum diyordun. Kendini kandırıyordun anlıyacağın... Bu gerçeklerle yüzleştikten sonra, yani internet sadece ve sadece msn olduğunda hayatında, gerçekten yıkılıyorsun.

Ben o eski heyecanı arıyorum...
Bu ruh halimi körükleyen beni geçmişe götüren ise yine ek$i sözlük oldu. İnternet fenomenlerini ortaya döken bir başlık vardı. İşte bir anda "ahaha ben bunları biliyorum ya harika eskiden bunlara gülerdik dimi" diye atladım olaya... Yalnız bende bir anda hayal kırıklığı yaratan bir hadise oldu bu olay. Eskiden 56k bağlantı ile 2-3 dakikada açılan sayfa, ışık hızında karşıma geldi. Tokat gibi çarptı, elimi suratıma götürdüm şaşkın bir ifadeyle "noluyor lan" dedim, eline koluna hakim ol diye çıkıştım... Gerçekten çok üzülmüştüm, eskiden binbir heyecanla girdiğimiz sitelerin bok gibi yere yapıştığını gördüğümde...





Mahir'in sitesi mesela, toplasan siteyi 1 mb etmez tüm belleği ile, oysa biz bu adamın sitesine girip, resimlerinin yüklenmesini bekleyene kadar anamız ağlıyordu. İnsan gülmek için bu kadar bekleyemez.
Ondan sonra pokeimam... ilk izlemeye kalktığımda 25 dakika beklediğimi hatırlarım. Yüklenmiyordu ki, dondu sanıyordunuz üstelik, internet o denli faciaydı.

Benim bu tip sitelere merakımın bir diğer ayağı, ilk oyunlarıma sahip olduğumda onları oynarken, networking vs. yazılarına öyle bakardım. Bunlar da ne işe yarıyor acaba diye. Bilmezdim ki nete bağlanıyormuş. Uzun süre hiç uğramadım bile onlara, sonra bir gün "heroes of might and magic II" adlı oyunumda denedim, internet explorer'ı açmaya çalıştığını farkettim. Sonra bir gün bir cesaret taktım 56k'yı bağlandım. Büyülenmiştim. İnsana bambaşka hisler veriyordu. Allah'ım şu anda 3do dolaylı yoldan da olsa benim farkıma varıyor. Benim de homm oynadığım biliniyor diyordum... Çok güzel hislerdi bunlar...





http://www.heroesofmightandmagic.com/heroes2/heroesofmightandmagic2ii.shtml
girin bakın adrese, sadeliğe-şıklığa bakın. Kim heyecanlanmazdı ki. Oysa şu an sadece oyunun özelliklerini anlatan bir sayfa bıraktılar Heroes2'den... Ona rağmen insanı heyecanlandırıyor.

Bunun dışında Rage of Mages adlı oyunun internet adresi de benim en beğendiğim adreslerden birisidir.



http://www.rageofmages.com/

Aşağıda Rage of Mages:Necromancer Coming soon yazar, oysa ben o oyunu ortaokul 2'de iken, alıp oynayıp bitirdim. Sanki adamlar sesimi duyuyorda ne güncelliyor ne de yayından kaldırıyor. Zevk aldığımı biliyorlar sanki bundan...

Bu tarz tadları, büyük üniversitelerin tez konularını yayınladıkları adreslerinde bulabiliriz. Adamlar internetin ilk kullanıcıları ve networking ile bilgilerini ilk paylaşanlar. Üstelik bu tip eserler üzerinde yayın hakkı vs. gibi çok önemli değişiklik yapmayı kısıtlayan unsurlar olduğu için, adresleri güncellemekte sorun oluyor. 1995'de yapılan adres ilk günkü gibi kalakalıyor...

Sonra o tadları bir de çocukları hedef kitle olarak gören sitelerde vs. görüyoruz. Anne babalar çocukları için bir site yapıyor, doğrudan microsoft office üzerinden gidiyorlar... Tabi çok tatlı sade şirin bir internet sitesi çıkıyor...

Ha sonra bazı istisnalar da yok değil. Aslına bakarsanız içerik olarak pek şirin sayılmayacak adresler var ancak tasarımları hoşuma gidiyor işte naparsın... mesela eşcinsel peter pan'ın sitesi;
http://www.pixyland.org/peterpan/ bu adam takribi kurduğundan beridir aynı konsept üzerinde çalışıyor. İçerik olarak pek şirin değil diyorum, adamın cinsel tercihi değil sorun olan, çakalın bu tip tripler üzerinden işi ticarete dökmesi. Osursan para istiyor sitede...